Küçük işletmeler şimdilerde home office gündemi ile birlikte, dün olduğu gibi bugün de ekonomi fitilinin ateşleyicisi niteliğini taşıyorlar. İçinden geçtiğimiz süreç gösteriyor ki; bu durum gelecekte de değişmeyecek. Küçük işletmeler, sahiplerine katkıları ve dünya genelindeki ticaret ve kazanç pastasındaki payları göz önüne alındığında yükselen bir ivmeyle hacimlerini büyütmeye devam edecek.

Son aylarda hep birlikte evden çalışma durumuyla tanışıp, getirileri ile karşılaştık. Kimimiz hızla bu yeni düzene adapte olup avantajlarını keşfederken; kimimiz irili ufaklı sorunlar yaşadı. İşimiz ne olursa olsun kendimizi güncellemenin ve bir anda değişen farklı dinamiklere uyum sağlamanın değerinin bir kez daha farkına vardık! Şimdi, bu farkındalığı ileri taşımalı ve açıkçası ayakta kalmanın zorunlu koşullarını kavramalıyız. İşletme yönetimi becerilerimizi, tecrübeyle, yeni gelişmelerle, home office çalışmanın getirileri ile harmanlamalıyız.

Hangi sektörde faaliyet gösteriyor olursanız olun, yeni müşteriler kazanmalı, her koşulda bir B planı bulundurmalı, satış ve pazarlama stratejilerinizi geliştirmelisiniz. Yeni hedefler belirlemelisiniz. Tüm bunlar akla ilk gelen, tahmin edilebilir detaylar. Koronavirüs nedeniyle hammadde tedariğinden seyahate, perakende satışlardan iletişim ya da personel durumuna kadar pek çok konuyla ilgili sıkıntılar yaşanıyor. Gelin, işletmenizi evden çalışarak ayakta tutmanız için bilmeniz gerekenlere birlikte daha yakından bakalım!

KÜÇÜK İŞLETMELERİN BÜYÜK DÜŞMANI: PANİK!

Öncelikle, dünya genelindeki COVID-19 virüsü nedeniyle oluşan salgın koşullarının herkesi etkilediğini unutmayın. İşinizin ve işletmenizin geleceği için duyduğunuz haklı endişeyi, panik hali ile buluşturmaktan kaçının. Unutmayın ki, küçük işletmelerin en büyük düşmanı paniktir. Panik, yanlış kararlara, yanlış kararlar yanlış adımlara ve yanlış adımlar da geri dönülmez kötü sonuçlara sebebiyet verir. Bunun önüne geçmek için evde olmanın avantajlarını keşfetmelisiniz.

İlk bakışta bu zor görünebilir ancak, kendi yaşam alanınızda olduğunuzu ve kontrolün büyük oranda sizde olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Bu geminin kaptanı sizsiniz! Gemiyi terk edemeyeceğiniz gibi zorlu dalgaların boyunu panikle büyütmek de istemezsiniz.

DİSİPLİNLİ OLMAKTAN VAZGEÇMEYİN

Home office çalışma zorunluluğu yalnızca değişen şartlarla ilgili. Evinizde olsanız bile bu durum bugüne dek kullandığınız yeteneklerinizin değiştiği anlamına gelmez. Siz, hala kurucusu olduğunuz işletmenin başındasınız. Her zaman yaptığınız gibi gelişen koşullar çerçevesinde yeni adımlar atacaksınız, hepsi bu! Dolayısıyla, kendinize kesinlikle bir iş planı hazırlayın. Evde olmanın herkesin üzerinde oluşturabileceği aşırı rahatlığın önünü kesmek adına disiplinden taviz vermeyin!

SOSYAL MESAFE KADAR RUHSAL MESAFE DE ÖNEMLİ

Home office tavsiyeleri belirli bir kaynaktan beslense de bu tavsiyelerin uygulanma biçimleri her işletmenin kendi dinamiklerine göre şekil alacaktır. Bununla birlikte işletme sahiplerinin psikolojik durumları da bu durumda etken bir bileşen olarak karşımıza çıkacaktır. Sosyal mesafe koşulları zorlayıcı! Bu süreçte sosyal mesafe kadar ruhsal mesafeyi korumak da önemli. Kısacası, psikolojinizi de işletmeniz gibi ayakta tutmalısınız. Panikten arınıp, disipline odaklandıktan sonra evden çalışma koşullarınızı düzenlemelisiniz.

Mutlaka belirli bir çalışma alanınız olmalı. Bu alanı isteğinize göre dizayn etmelisiniz. Odaklanmanızı kolaylaştıracak bir fon müziği seçebilir ya da etrafın dekorasyonu için sevdiğiniz objeleri gözünüzün önünde tutabilirsiniz.

Ayrıca çalışma saatleriniz düzenli olmalı. Bu düzen, adapte olmanızı kolaylaştıracaktır. Bu saatlerin hangileri olduğunu birlikte yaşadığınız ailenize ya da arkadaşlarınıza bildirmelisiniz. Böylece beklenmedik bölünmelerden kaçınabilirsiniz.

ÇALIŞMA ARKADAŞLARINIZA MÜŞTERİLERİNİZ KADAR ÖNEM VERİN

Küçük işletmeler genellikle birkaç kişilik ekiplerden oluşuyor. Evden çalışma ve karantina süreci boyunca çalışma arkadaşlarınıza/çalışanlarınıza en az müşteriler kadar kıymetli olduklarını hissettirin. Belki, fiziksel yakınlıkla bir “happy hour” etkinliği düzenleyemezsiniz, ancak video konferansa imkan tanıyan uygulamalar sayesinde düzenli olarak onlarla bir araya gelebilirsiniz. İş değerlendirmeleri için zaten bunu yapmalısınız. Ama bunun yanında iş dışı sohbetlerin gerçekleştirildiği etkinlikler düzenleyebilir ve herkesin keyfinin yerine gelmesini sağlayabilirsiniz.

İŞİNİZİ VE HİZMETLERİNİZİ YENİ KOŞULLARA ADAPTE EDİN!

Herkes gibi çalışmalarınız için home office tavsiyeleri ile neler yapabileceğinizi keşfederken, hizmetlerinizi yeni koşullara adapte etmeyi ihmal etmeyin. Yüz yüze iletişim ile doğrudan hizmet verme odaklı bir işletmeniz varsa uzun vadede uğrayabileceğiniz zararın önüne geçmek için müşterilerinize ulaşmanın kreatif yollarını bulmalısınız.

Kurye-servis hizmetleri, gel-al uygulamaları, internet ortamında yapılan satışlar belki işletmenizin doğasına uygun olabilir. Özellikle giyim ya da gıda alanında hizmet veriyor yahut bir kafe işletiyorsanız bu yöntemleri kullanabilirsiniz. Çünkü, gidişat gösteriyor ki; koronavirüs tamamen ortadan kalksa bile farklı sektörlerde yüz yüze temas ciddi oranda azalacak. Dolayısıyla evden çalışma süresince müşterilerinizi belirli aralıklarla ve video konferans yöntemi ile ziyaret etmeye zaman ayırmalısınız. Müşterilerinizle organik bağınızı koparmamalısınız. İşiniz böyle bir ziyaret için doğrudan uyumlu değilse, sosyal medya hesaplarınızdan uygun olan mecrada işletmenizde her şeyin yolunda gittiğini ifade eden yayınlar hazırlayabilirsiniz.

HOME OFFICE SÜRECİNDE E-TİCARET ALTYAPINIZI GELİŞTİRİN

Dijital dünyanın sınırlarının durmaksızın genişlediği bugünlerde, stratejik bir işletme yönetimi hamlelerinin başında e-ticaret altyapısını güçlendirmek geliyor. Web siteniz yoksa açmalı varsa sitenizin trafiğini artırmalısınız. Bu artışı sağlamak için SEO hizmeti alabilir ve sitenize bir blog sekmesi ekleyebilirsiniz. Online dünyanın kapılarını açar ve sınırlarını genişletirseniz, kalıcı ve kârlı çözümlere kavuşabilirsiniz. Üstelik böylesi bir yatırım home office düzeninde olsanız da
olmasanız da her zaman işinize yarayacaktır.

E-ticaret içeriklerinizin ilgi çekiciliğinin yanı sıra bilgilendirici olmasına da özen gösterin. Marka bilinirliğinizin artması ve ürün ile hizmetlerinizin talep görmesi için bu çok önemli! Açık olun! Uzun anlatımların yerine sadeliğin çekiciliğine başvurun! İçeriklerinizi reklamlarla destekleyin.

SOSYAL MEDYA REKLAMLARINA AĞIRLIK VERİN

Herkes, daha evvel eşi benzeri görülmemiş biçimde sosyal medya reklamlarına yöneliyor. Ne de olsa #evdekal çağrıları ile beraber, günlük periyotta telefon, tablet ve diğer akıllı uygulamaların kullanım süresi arttı. Bununla birlikte sosyal medya mecralarında harcanan süre de aynı şekilde uzadı. Bu durumun sağladığı avantajlardan yararlanmak üzere; Facebook, Instagram, Google Adwords reklam seçeneklerini değerlendirmeye alabilirsiniz.

Kısacası, sponsorlu içeriklerin, SEO ve dijital pazarlamanın, Google reklam kampanyalarının gücünü kullanmalısınız. Böylece düşük maliyetle sponsorlu içerikler oluşturarak hedef kitlenize ulaşmaya devam edebilirsiniz.

Ne yapın edin Youtube’dan Instagram’a, Facebook’a, Google’a kadar her mecrada içerik üretip, üretmeye ve çalışmaya devam ettiğinizi gözler önüne serin! Pes etmediğinizi, sınırları zorladığınızı gösterin! Herkes, iş yaptığı ya da potansiyel olarak iş yapacağı küçük işletmeler arasından seçim yaparken güçlü görüneni dikkate alacaktır. Gücünüzü gösterin!

Evden çalışma süresince sosyal medya mecralarından yararlanırken, #evdekal çağrılarına uyduğunuzu, sosyal mesafeyi koruduğunuzu ve diğer tüm önlemleri aldığınızı vurgulamayı unutmayın. İşletmeniz, belirli saatlerde açık olanlar arasında ise, gerekli önlemleri aldığınızı göstermeyi de ihmal etmeyin.

 

AYAKTA KALMAK İÇİN YAPMANIZ GEREKENLERİ ÖZETLEYECEK OLURSAK;
  • Küçük işletmeler bugün dün olduğundan daha değerli. Bunu aklınızdan çıkartmayın.
  • Evden çalışma prensiplerinizi belirleyerek, disiplinli bir yaklaşımı elden bırakmayın.
  • İşletmenizle birlikte bireysel psikolojinizi ve çalışma arkadaşlarınızın ruhsal durumunu pozitif yönde besleyecek adımlar atın!
  • E-ticaret altyapınızı güçlendirecek girişimlerde bulunun.
  • Dijital dünyanın avantajlarını kullanarak reklam kampanyaları hazırlayın!

Unutmayın! Tünel uzun olsa bile bir çıkışı mutlaka olacak! Pes etmeyin ve güçlü olduğunuzu, mücadeleye devam ettiğinizi herkese gösterin!